Uzun
bir aradan sonra tekrar merhaba Denizli. Uzaklardan da olsa Denizli
ve Denizlispor içindeki gelişmeleri yakından takip ediyorum. Başlıktan
da anlayacağınız üzere Denizlispor'daki son 3 yıllık periyodu
değerlendireceğim bu yazımda. Denizlsipor başkanlığına seçildiği
günden bu yana anlamsız bir şekilde yerden yere vurulan Ali İpek'in
yerine bir türlü alternatif bulamıyor Denizli. İnsan sevdiğini
yerden yere vurur misali en ufak olayda eleştiri okları birden
Ali İpek'in üzerine yöneliyor. Bu normal mi değil mi öok tartışılır
fakat Denizlispor ve camiaya zarar verdiği hiç şüphesiz.
Ne
oldu bu 3 sene içinde? Ali İpek başkanlığındaki yönetim nelere
imza attı?
Öncelikle ekonomik politikada uygulanan istikrar neticesinde borç
artışı bir şekilde durduruldu ve maliye bakanlığından gelecek
iyi haberlere gözler çevrildi. Düşük maliyetli ve genç futbolculara
verilen önem sayesinde 3 yıl boyunca bir kolej havası yakalandı.
Takım 2 kez küme düşmekten kurtuldu. Son sezonda ise ligi ilk
7 içinde tamamlama başarısı gösterdi. Hem de kendisinden çok daha
büyük bütçelerle idare edilen kulüplere rağmen. Fakat son dönemlerde
çatlamaya başlaya bu birliktelik havası sezon sonuna doğru yaşanan
krizlerle hat safhaya çıktı. Başkan Ali İpek'in bile zapt edemediği
futbolcular çizmeyi aştı. Hem de fazlasıyla.
Ülke
gündeminde 3 yıl boyunca olumlu izlenimler bırakan Denizlispor
her türlü ekonomik krize rağmen dimdik ayakta kaldı kalmasına
fakat birkaç kendini bilmezin sayesinde beklide tüm tarihi boyunca
yakaladığı o pozitif itibarını zedeledi. Sonuç olarak kendini
Denizlispor'un üzerinde görmeye kalkanlar tek tek temizlendi takım
içinde.
Çok
konuşması ve az iş üretmesiyle tanıdığımız Güvenç Kurtar'ın gönderilmesi
sezon sonu yaşanacakların belirtisi oldu. Yusuf'un bir anlık paniği
ve ardından yaşadığı Yunanistan krizi Bursa'da son buldu. Müzmin
sakatlar, bir var olup bir yok olanlar yuvadan uçtu. Yapılan yorum
ise oldukça komik ama bir o kadar da düşündürücü oldu. "Denizlispor'dan
kaçan kaçana" başlıkları ne kadar doğruyu yansıtıyordu sizce?
Bence tamamen gerçek dışı bir yorumdu bu. Hakkettiklerini bulanlar
hazımsızlıklarından ortaya attıkları çamurla tarihe karıştılar
ve eski oldular Denizlispor için. Şimdi içimizdeki düşmanları
tanıma ve deşifre etmenin zamanı. Bunun ilk sinyalini geçen basın
toplantısında yaşananlar gösterdi. Denizlispor futbolcular kadar
Denizlispor'u takip edenlerin de ekmek teknesi. Denizlispor'un
iki idmanına gidip iki maçını seyredenler kendilerini has Denizlispor
muhabiri sananlar sözüm size… Bırakında Denizlispor'u Denizlisporlulardan
fazla düşünen gazeteci meslektaşlarınız yapsın. Siz asayiş ve
gündem haberlerine verin kendinizi. Denzilsipor ile ilgili habere
ihtiyacınız olduğunda o gazeteci arkadaşlarınız size emin olun
yardımcı olurlar…
Sayın
İpek'in verdiği bu Onur, Gurur ve İtibar Mücadelesi ise takdire
şayan bir harekettir. Onu yerden yere vurmak yerine destekleme
görevini üstlenen bir Denizli yarınlarda Denizlispor'un başarısıyla
gurur duyacaktır.